Kaptan Fırat Gürelli ile Bayesian Faciası Üzerine
Fırat Gürelli, uluslarası charter teknelerinde kaptanlık yapan çok tecrübeli bir denizci. Bayesian battığında da bölgeye yakın bir yerde, Sardinya’da charter teknesindeydi. Bayesian’ın batışı ile ilgili whatsapp üzerinden yaptığımız sohbeti aktarıyorum:
Marinakedisi: Merhabalar Fırat, geçtiğimiz günlerde batan 56 metrelik yelkenli Bayesian faciası hakkında ne düşünüyorsun?
Kaptan Fırat Gürelli: Merhabalar Bahar. Bu olay beni çok etkiledi ve o günden beri çok yakından takip ediyorum. Sektörde ikinci bir “Titanik etkisi” yaratabilecek bir olay olarak görüyorum. Bu olayda çok fazla eksik ve yanlış bilgi dolaşıyor. Bu bir yandan anlaşılabilir çünkü henüz çok az veri toplandı. Araştırmalar sürüyor. Bir diğer sebebi de insanların, özellikle mürettebat perspektifini anlamakta zorlanmaları. Genelde yalnızca mürettebatın bidiği teknik detayları ve prosedürleri gözden kaçırabiliyorlar.
Mesela Bayesian’a çarpan hava sıradan bir fırtına da değil. hortum falan dendi ama o da değil. Downburst (türkçesini bilmiyorum ne yazık ki) dediğimiz bir hava fenomeni. Ve öngörmesi çok güç. Özellikle yatların ve yatlardaki radar ve hava tahmini sistemlerini kullananların görmesi çok daha güç. O günü çok net hatırlıyorum ben. Sardinya’daydım, çok da uzakta değil. Söz konusu havayı da takip ediyordum. Aslında çok da korkutucu görünmüyordu hava tahmin modellerinin verdiği tahminler. Bu sebeple öyle bir yatın demirde olması da anlaşılabilir aslında.
Marinakedisi: Yelken direği hakkında düşüncen nedir? Çok uzun değil mi?
Kaptan Fırat Gürelli: Aslında öyle. Perini Navi’ye ait aynı boyda (ve dizaynda) diğer tekneler keç arma örneğin. Fakat bu tekneyi “dünyanın en uzun ikinci direği” diye nitelendiriyorlar. Yat tasarımlarında “righting moment” denilen bir değer var. Aslında oldukça ilginç ve detaylı bir konu ancak şimdilik basitleştirmek adına, yan yatan bir teknenin doğrulma kuvveti gibi düşünebiliriz. Bu kuvvetin limitleri var tabii. Stability bookletlerde bu bilgiler bulunur örneğin. Bayesian boyundaki iyi üretilmiş yelkenli yatlarda bu değerin üst limiti 100 derecenin üstüne rahatlıkla çıkabiliyor. Yani direk suya girmiş olmasına rağmen tekne kendisini tekrar doğrultabiliyor. Ancak, bildiğim kadarıyla, Bayesian’ın söz konusu direğinin de etkisi ile, salma aşağıda olmasına rağmen bu değer Bayesian için 90 derecenin altında. Bu da teknenin görece kolay batması ile ilgili bir şeyler söylüyor tabii bize. Özellikle kuvvetli bir downburst tarafından yatırıldığını düşünürsek…
Marinakedisi: Peki, salma meselesini nasıl değerlendiriyorsun?
Kaptan Fırat Gürelli: Salma meselesi de ilginç aslında. Eğer ben olsaydım muhtemelen indirirdim. Ancak salma yukarıda tutulmuşsa, bunu bir hata olarak değerlendiremeyiz. Özellikle demirdeyken salmayı indirmeye gerek olmadığı, Bayesian’a ait “stability booklet” dediğimiz belgeyle belirtilmiş, bildiğim kadarıyla. Yani, kaptanın bu belgedeki önerilere uyması anlaşılır. Bununla birlikte, charter esnasında misafir memnuniyeti de dikkate alınır ve ses veya vibrasyon gibi rahatsızlık yaratabilecek unsurları minimize etmeye çalışırız.
Marinakedisi: Çarkçının bu durumda ne gibi sorumlulukları vardı?
Kaptan Fırat Gürelli: Bayesian’da çarkçının kabini makine dairesinden hemen önce ve oradaki su geçirmez kapıyı kapalı tutmak onun sorumluluğunda. Ama neredeyse dini bir bağlılıkla, her kapıyı kullandığında açıp, arkasına geçtikten sonra kapatması gerekiyor. Bunu böyle yapan kaç çarkçı var, bilemiyorum.
Marinakedisi: Komplo teorileri de ortada dolaşıyor. Bayesian’ın batışıyla ilgili senin böyle bir şüphem var mı?
Kaptan Fırat Gürelli: Komplo teorileri her zaman olur, böyle büyük olaylarda özellikle. Ama ben komplo teorilerine itibar etmem. Olmayan örüntüler üretip olmadık anlamlar çıkarmak en hafif tabiri ile komik. Rasyonel kalıp olayı olguların ışığında değerlendirip yorumlamak lazım.
Marinakedisi: Bu bilgiler çok değerli, Fırat. Katkıların için teşekkür ederim.
Kaptan Fırat Gürelli: Ben de çok teşekkür ederim.
