Derin Mavi

Hepimiz biraz Lodosuz ve biraz da Lodosçu- Lodosçulara itafen…

Hepimiz biraz Lodosuz ve biraz da Lodosçu- Lodosçulara itafen…

Deniz kıyısında yaşayanlar bilir. Lodos sert esti mi, sabah sahil bambaşka bir manzarayla uyanır. Dalgaların gece boyunca sürüklediği tahta parçaları, yosunlar, bazen kaybolmuş bir şamandıra, bazen uzaklardan kopup gelmiş bir sandal parçası kıyıya vurur. Ve ardından lodosçular gelir. Sessizce, sabırla, denizin kıyıya bıraktıklarını toplarlar. Çünkü bilirler; lodos sadece dağıtmaz, aynı zamanda toplatır da.

Belki de bu yüzden hepimiz biraz lodosçuyuz ve hepimiz de biraz Lodosuz esti mi dağıtan, sonra da Lodosçu gibi toplayan.

Hayat da tıpkı lodos gibi eser bazen. Hiç beklenmedik bir anda yön değiştirir, kurduğumuz düzeni altüst eder, bizi savurur. Planlarımızı dağıtır, hayallerimizi bir başka kıyıya sürükler. Bazen bir ayrılık, bazen bir kayıp, bazen de sessizce içimize çöken bir hayal kırıklığı… Her birimiz hayatın lodusunda bir yerlere dağılırız.

Dağıldığımızda fark ederiz ki insan dediğin, tek başına tam kalabilen bir varlık değildir. Kırılan yanlarımız olur, eksilen parçalarımız, kaybettiğimiz yönlerimiz. Tam da o zaman birileri çıkar karşımıza. Bir dostun sözü, bir annenin sessizce uzattığı el, bir yabancının beklenmedik iyiliği, bazen sadece yanımızda duran bir insan…

İşte onlar bizim lodosçularımızdır.

Bizi kıyıya vuran parçalarımızdan yeniden toplayan, dağılmış halimizi sabırla bir araya getiren insanlar. Bazen farkında bile olmadan yaparlar bunu. Bir cümleyle, bir bakışla, bir susuşla… İnsan insana çoğu zaman böyle dokunur.

Ama hikâye burada bitmez.

Çünkü bir gün topladığımız yerde, başka bir gün toplayan oluruz. Dün bizi ayağa kaldıran bir el varken, bugün biz başkasına uzatırız elimizi. Dün bizi toparlayan bir ses duyduysak, bugün başkasının sessizliğini duymaya çalışırız.

Hayatın en görünmez ama en güçlü döngüsüdür bu: Dağılırız, toplanırız, sonra başkasını toplarız.

Belki insan olmanın özü de budur. Kusursuz olmak değil; dağıldığında yeniden bir araya gelebilmek ve bir başkasının dağılmış parçalarını fark edecek kadar dikkatli kalabilmek.

Bu yüzden “hepimiz lodosçuyuz” demek, sadece deniz kıyısında yaşayanların bildiği bir gerçek değildir. Bu, hayatın içinden geçen herkesin paylaştığı sessiz bir ortaklıktır.

Hepimiz lodosta dağılırız.
Ve hepimizi, bir gün mutlaka biri toplar.

Sonra sıra bize gelir. Çünkü hayatın kıyısında, her zaman toplanmayı bekleyen bir şeyler vardır.

Bir Cevap Yazın

Marina Kedisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin