Bir Gemi Şefinden kısa kısa notlar- Mustafa Karamanoğlu-
Mustafa Karamanoğlu Boğaz’da taverna teknesi olarak hizmet veren Miray Teknesinin tecrübeli bir şefi. Kendisi ile Emit Fuarında tanıştık. Hemen bir kaç soru sormak istedim o da sağolsun çok samimi bir şekilde yanıtladı. Mustafa Karamanoğlu ile sohbetimizden kalan notları paylaşıyorum:
Öncelikle kendisi 5 yıldızlı otellerde uzun yıllar şeflik yaptıktan sonra yatlarda çalışmaya başlamış. Bu sebeple otel ve tekne mutfağını kıyaslayınca diyor ki, çıkarılan yemekler ve yemek yapış şekli aynı ama deniz ortamının yarattığı hareketten dolayı teknelerde beklenmedik durumlar yaşanabiliyor. Örneğin üzerinde çalıştığınız tabak tezgahtan kayıp gidebiliyor.
Hiç unutmadığı bir anısı, 98 ördöv tabağı alan bir servis arabasının güçlü bir dalga ile yıkılması. Not: Gülerek anlattı. Zaten çok positif bir insan.
Bir gemi mutfağından yeri geldiğinde 200 kişiye yemek çıkardıklarını anlattı. En önemlisi sıfır atıkla çalıştıklarını söyledi. Çünkü deniz ortasında her şeye ihtiyaç olabilir. Biri çıkıp ben veganım diyebilir, bu sebeple eldeki malzemeyi çok dikkatli kullanmak gerek. Malzeme bittiğinde komşu teknelerden istediklerini söyledi.
Uluslararası misafirleri çok olduğu için, farklı ülkelerin yemek alışkanlıklarını şöyle sıraladı:
- Almanlar’ın porsiyonları küçük, az tuzlu yiyorlar ancak yemekleri mutlaka sıcak olmalı.
- İngilizler’in yemekleri kaynar derecede olmalı. Almanlar 80 derece ise İngilizler 100 derece kaynar yemek istiyorlar.
- Türkler yemeğin ısısını dert etmiyor.
- Ruslar sebze yemeği seviyorlar ve kırmızı meyveler (karpuz, kiraz, çilek gibi)
- Ortadoğulu mutlaka yemeğin yanında pilav istiyor.
- Hintliler baharatlı yiyor.
- Amerikalılar et düşkünü ve geniş porsiyonu seviyorlar.
Denizde mutlaka az yağlı, az tuzlu ve düşük kalorili yenmesini öneriyor. Denizin etkilerinden korunmak için bu şekilde beslenmenin iyi olacağının altını çizdi.
Sohbet ilerleyinde elbetteki Türk mutfağına geldi. Antakyalı olan Şef, sadece Antakya’da bile 200’ün üzerinde peynir var Tüm Türkiye’de 700 civarında peynir çeşidimizle yeterince tanınmıyoruz dedi. Sadece kebaplarımızla biliniyoruz oysa Türk mutfağı çok zengin dedi. Biz kendi aramızda peynirleri saymaya başladık ben on tane civarında sayabildim:) Yani biz bile bilmiyoruz. Rokforumuz var dedi mesela.

