Avokado Tarlaları ve Süperyatlar- Ortak Nokta
Avokado tarlaları ve süperyatlar arasında kimsenin ummayacağı bir ortak nokta var: İkisi de risk altında. Avokado tarlalarının silahlı gardiyanlar tarafından korunduğunu biliyor muydunuz? Meksika ve Orta Amerika’da avokado, “yeşil altın” olarak adlandırılıyor ve kartellerin hedefi haline geliyor. Değerli bir tarım ürünü olan avokado, yasa dışı ticaretin bir parçası olurken, çiftçiler ve tarlalar baskı altında yaşıyor. Hatta Antalya’da da silahlı adamlar tarlaları koruyor. Aksi taktirde bir gecede tarlalar boşaltılıyor.
Süperyatlar ise farklı bir tehditle karşı karşıya: Çevre aktivistlerinin protestoları. Son olarak, İspanya’da bir süperyata aktivistlerin müdahale ettiği bir olay yaşandı. Yakın zamanda, Nice’de Birleşmiş Milletler Okyanus Konferansı sırasında süperyatları hedef alan gösterilerin gerçekleşebileceği konusunda uyarılar yapıldı. Aktivistler, süperyatların okyanuslara verdiği zarara dikkat çekerek, çevreye duyarlı alternatiflerin kullanılmasını talep ediyor.
Bu baskılar, süperyat üreticilerini yeşil teknolojilere ve çevreci uygulamalara yöneltmeye zorluyor. Elektrikli motorlar, hidrojen yakıtlı sistemler ve sürdürülebilir malzemeler kullanılmaya başlansa da, bir süperyatı tamamen çevreci hale getirmek neredeyse imkansız. Gerçekte, doğaya en az zarar veren tekne, rüzgarla yol alan yelkenliler olmaya devam ediyor. Ancak teknoloji ilerledikçe, daha kökten çözümler geliştirileceği de açık.
Şu an için bir süpeyata yeşil denebilmesi için tek yol “yeşile” boyanması, henüz okyanuslara hiç zarar vermeyen bir yeşil teknoloji yok. Bu sebeple çevre aktivistlerinin saldırılarılarına maruz kalabilirler.
Özellikle süperyat marinaları bu konuları önümüzdeki dönemde daha fazla düşünecek. Elbette protesto kültürü, çevre hareketleri ve aktivistlerin daha yaygın olduğu ülkelerde risk daha fazla. Şu an bizim ülkemizde avokadolar daha büyük bir risk altında.
