Site icon Marina Kedisi

Paslanmaz Çelik Neden Paslanır?

Çünkü paslanmaz çelik diye bir şey yoktur. İngilizce ‘stainless steel’, Türkçe’ye aslında yanlış çevrilmiştir. Tam karşılığı ‘leke tutmaz çelik’ olmalıydı. Ama, bu çeviri de yetmiyor maalesef. Leke tutmaz denilen çelik, leke de tutuyor. Biraz daha kafanızı karıştırmak gibi olmasın! Aslında, paslanmaz çelik gerçekten de ne leke ne de pas tutuyor. Ya da biraz daha doğru ifade ile, “paslanmaz çeliğin gerçekten de pas tutmaması gerekir”, diyelim ve devam edelim.

Bir metal alaşımı, muhteviyatında en az %10.5 krom içermesiyle ‘paslanmaz çelik’ kabul edilir. Paslanmaz çeliği paslanmaz çelik yapan da, alaşımın içeriğindeki kromun, oksijenle birleşmesi sonucu gerçekleşen reaksiyonun, metal yüzeyinde oluşturduğu, görünmez, pasif bir koruyucu tabakadır. Krom-oksit de denilen bu pasif koruyucu tabaka, sürekli tekrarlanan bir reaksiyon olduğundan, çeliğin paslanmazlığını sürdüren, bir nevi garantileyen bir oluşumdur. Yani, paslanmaz çelik bir şekilde zarar görse dahi, mevcut krom ve oksijen, bir insan derisinin kendini yenilemesi gibi olmasa da, çelik yüzeyini tekrar iyileştirir. Farkındayım, halen sorumuzu cevaplamış değilim.

Paslanmaz çeliğin üretimi, fabrikasyonu, ısı uygulaması, kesimi, kaynağı en son da bitmiş ürün haline getirilmesi, uygulama alanlarını da göz önünde bulundurursak çok karmaşık bir süreci içeriyor. Bunun üzerine bir de bitmiş ürünlerin kullanım şekli ve alanlarını eklersek, birkaç maddelik cevabımıza bir temel hazırlamış oluyoruz:

Üretim Kalitesinin Düşüklüğü

Oksijen Yetersizliği

Tuzlu veya tatlı, sürekli suda tutulan paslanmaz çelikler, yukarıda bahsettiğimiz kimyasal reaksiyon için gerekli oksijenden mahrum kalacakları için kendilerini koruyamayacaklardır. Bu çelikler, en zayıf yerlerinden, örneğin bir darbe aldıkları veya bir vidanın geçtiği delik kenarı gibi yerlerden, paslanmaya başlarlar.

Dış Etmenler

Ve hoş geldiniz deniz dünyasına ve tuzlu suya, paslanmaz çelik dahil tüm malzemelerin en büyük düşmanına… Bazı ortamlar aşırı korozyona neden olacak cinstendirler. Altın bile bazı kimyasallara dayanamaz, tamamen çözülür. Tuzlu su ortamında veya havada bir miktar tuz içeren denize yakın bölgelerde, paslanmaz çelik sürekli saldırı altındadır ve bu saldırı altında krom-oksit kendini koruyacak kalkanını oluşturmada yavaş ve yetersiz kalır. Tuzlu su dışında, uzun süre maruz kalınan çeşitli kimyasal ve yağlar, nem ve yüksek ısı da paslanmaz çeliği yıpratan etmenlerdir.

Biz tekneseverleri direkt ilgilendiren bir başka dış etmen ise, tekne gövdesinde açılan ve içinden paslanmaz çelikten civataların geçtiği deliklerin gerekli ve yeterli derz/dolgu malzemeleriyle kaplanmamaları. Aynen yukarıdaki görsel gibi. Zamanla çatlayan ve aşınan kalitesiz dolgu malzemeleri, tuzlu suyun içeri sızmasına ve genelde fiber-balza veya fiber-köpükten preslenmiş gövde malzemesine işlemesine (gövdede vida çevresindeki çatlakların bir numaralı sebebi) ve civataları en hassas yerleri olan vida kısımlarını paslatarak zamanla çürümeye sebep olması. Bu yüzden, tekneler için, iyi bir üretimin yanında, düzenli ve iyi bakım da şarttır.

Son Söz

Paslanmaz çelik, ne kadar paslanırsa paslansın, yine de kolay kolay korozyona uğramaz. Çürümesi veya kullanılamaz hale gelmesi, tüm metallerden çok daha uzun zaman alır. Ama, aklınızda olsun, ‘su ortamları’ ve ‘ucuz’ birbirleriyle uyumlu kavramlar değillerdir. Her zaman ‘kaliteli ürünü tercih edin.’

Ayda bir gelen marinakedisi e-bültenine kayıt olmanız için e-postanızı yazmanız yeterli:

Exit mobile version