Uygun Fiyata Yelkenli Nasıl Alınır?

En uygun fiyata yelkenli istiyoruz ama nasıl?

İnanıyorum, kendini hemen şu an bir yelkenliye atlayıp, plansız, programsız, hatta şuursuzca açık sulara, rüzgâr nereye eserse oraya bırakmak isteyen bir sürü insan var. İşin felsefe tarafına fazla inmek istemiyorum, yoksa özellikle bu dönemde ana konumuzdan çok sapacağım. Bu işin tek bir gerçeğine değineceğim. “Fiyat” İster sağlam mavi su tipi, ister katamaran, hangi amaç veya türde bir yelkenli almak istiyorsanız, en uygun fiyata yelkenli nasıl alınır? Gerçek ipuçlarını, detaylarıyla sizler için araştırdık.

Karayipler bölgesinde Panama Kanalı’nın Pasifik Kıyısı, British ve US Virgin Adaları

Lokasyon, Lokasyon, Lokasyon

En uygun fiyata yelkenli için en uygun lokasyonu bulmak gerek.

Aynen emlakta olduğu gibi ‘nereden alacağınız’ fiyatı etkileyen en önemli faktör. Tekne ucuz bir yatırım olmadığından, dünyanın geneline baktık. Gerekçeleriyle birlikte lokasyon konusunda ön plana çıkan yerler:

  • Panama Kanalı’nın Pasifik Kıyısı: ABD ve Karayiplerden, Pasifik’i geçme hevesiyle yola çıkan ama Panama Kanalı’nı geçtikten sonra heveslerini kaybeden ve teknelerini aynı güzergahtan geri getirmeye üşenen tonlarca yelkenci, yelkenlilerini bu yakada ya kızağa çekiyorlar ya da satılmak üzere bırakıyorlar.
  • Karayipler: Bahamalar’dan Grenada’ya olan tüm bölge. Aynen Panama Kanalı senaryosuna benzer bir şekilde genelde ABD kökenli yelkenli sahipleri, buralarda bir süre keyif sürdükten sonra teknelerini buralarda ya bırakıyorlar ya satışa çıkarıyorlar. Ayrıca bu bölgedeki Charter pazarının eşi dünyanın hiçbiryerinde yok. Charter sisteminde nispeten yaşlanan tonlarca tekne (özellikle Beneteau ve Jeanneau) satılık. Karayipler oldukça geniş bir alanı kapsadığından tavsiyemiz daha fazla fırsat bulabileceğiniz US veya British Virgin Adaları. Bu bölgenin başka bir cazip tarafına da yazını devamında ‘zamanlama’ kriterinde değiniyoruz.

Her iki lokasyonda da belirttiğimiz ‘kızağa çekmeleri veya bırakmaları’ demek çoğunun resmi olarak satışta olmasa da satışa açık olması demek, yani uygun fiyata yelkenli için fırsat. Bu uygun fiyatı yakalamak için de bizzat orada bulunmak gerekiyor. Sonuçta bölgeye seyahat, belli bir süre kalmak ve sonunda tekneyi Türkiye’ye getirmenin de bir maliyeti var ama değeceğini bilmesek, bundan hiç bahsetmezdik.

Zamanlama

En uygun fiyata yelkenli için uygun zamanlama

Diyelim Karayipler’den uygun fiyata bir yelkenli almaya karar verdiniz. Biliyorsunuz dünyanın bu yakası bir kasırga bölgesi ve hemen her yıl, Haziran ve Kasım arası, tahrip gücü en üst seviyede 5. Kategori kasırgalara maruz kalıyor. Bu kasırgalar sonucu burada, karada veya denizde bırakılan (sahipleri başta ABD olmak üzere başka ülkelerde) tonlarca tekne yok oluyor veya kullanılmaz hale geliyor. Bu da, kasırga sezonu öncesi tekne sahiplerini, teknelerini uygun koşullarda satmaya zorluyor. Araştırmalarınıza Ocak ayında başlayıp, belirlediğiniz tür ve şartlara uyan tekneleri listeleyip, tekliflerinizi mümkün mertebe kasırga sezonuna yakın zamanlarda yaparsanız (Nisan, Mayıs gibi), inanın sizin bile anlayamayacağınız fiyata harikulade bir tekne sahibi olabilirsiniz. Önemle belirtelim, kasırganın gelişi önceden belli olduğundan kasırga geliyor haberi çıktığında bile teklifinizi yapıp, alım işlemlerini tamamlayıp, tekneyi de oradan çıkarmanız mümkün olduğundan kasırga dönemi içerisinde bile tekne alımı mümkün ve hatta daha uygun olacaktır.

Diyelim Karayipler’i hiç dikkate almıyorsunuz. Zamanlama kriterimiz yine önemli. Türkiye ve çevresinde, sezonun başladığı Ilkbahar veya Yaz mevsimi’nin başlarında tekne alımı yapmanın düşük fiyat açısından pek anlamlı olmayacağını söylememize gerek yok sanırım. Avrupa genelinde, şiddetli kış mevsimi geçiren ülkelerde, sahiplerini gerekli kış kızak, bakım ve masraflarından kaçınmalarını sağlayacak zamanlar (Sonbahar) düşük fiyat teklifleri için çok uygun.

Araştırma

Ne tür bir yelkenli istediğinizden, belirlediğiniz marka ve modellerin tüm özelliklerine, birçok denizci tarafından bizzat tecrübe edilmiş avantaj ve dezavantajlarından, genel sorunlarına kadar, detaylarıyla inceleyip, hangi marka ve modellerde karar vermeniz, yani çerçeveyi daraltmanız açısından belki de en önemli kriter.

Eğer Ege koylarında keyfi gezinmeler için vasat kalitede çok ucuzundan bir yelkenli arıyorsanız Karayipler’e gitmenize gerek yok, zira tekne Ege’ye gelemez. Dolayısıyla bu çapta uygun fiyata yelkenli arıyorsanız Türkiye içinde veya Yunanistan, Hırvatistan kıyılarına yönelmeniz en mantıklısı. Ayrıca Karayipler veya Panama’dan bir tekne alacaksanız ve amacınız bu tekneyi eninde sonunda Türkiye’ye getirmekse, yapılacak yolculuğu, masrafları, tekneyi alım sürecinde ve sonrası seyahatte geçirilecek zamanı, muhtemel zorlukları hesaba katmanız gerekiyor. Veya siz dersiniz ki ufak olsun, işi kolay olsun, masrafı az olsun ama iş haftalar sürecek okyanus geçmeye gelince hatta okyanus olmasa da içinde yaşayabileceğiniz bir tekne olsun deyince herşeyin biraz fazlası önemli oluyor. Biraz daha fazla su ve yakıt kapasitesi, biraz daha konfor derken en azından 11-14 metre uzunluğunda bir yelkenli daha ideal oluyor. Kısaca ne istediğinizi bilin ve hedef tekne ve modellerinizle birlikte olmazsa olmaz özelliklerinizi belirleyin ki karşınıza çıkabilecek hiç beklemediğiniz bazı alternatiflerin sunduğu fırsatları kaçırmayın.

Sahibinden

Brokerlar genelde %10 gibi bir komisyonla çalışırlar ve hatta satıcının brokerının komisyonundan da pay koparmaya çalışırlar. Bütün bu ekstra masraftan kaçınmak için direkt sahibinden alın. Peki, bilinen tüm internet sitelerinde aracı brokerlar var, peki nasıl direkt sahibinden alabiliriz?

  • Bloglar. İster beğendiğiniz teknelerin genel sorunlarını araştırabileceğiniz, ister bu tutkunuzu paylaşabileceğiniz, yine internette dünya kadar blog var. Buna Facebook gruplarını da dahil edersek, tekne sahipleriyle en rahat ve direkt iletişime geçebileceğiniz en kolay yöntem.
  • Marinalar ve yelkenli kulüpleri. Tekne sahipleriyle direkt irtibata geçebileceğiniz yerler. İster üye olun, ister sık sık ziyaret ederek insanlarla tanışmaya, amacınızı iletmeye çalışın.
  • Tekne barınakları. Bizzat girip çıkabileceğiniz, çalışanlarından ustalarına birçok kişiyle rahatlıkla iletişim kurabileceğiniz yerler. Bu insanların oralarda uçan kuştan haberleri vardır ve size hangi teknelerin muhtemelen satılabileceğini hatta hangi teknelerin muhtemelen çok uygun fiyata bile verilebileceğini ilk elden söyleyebilirler ve sahipleriyle bağlantınızı kurabilirler. Özellikle bu tip yerlerde, biraz iş ve yenileme isteyen, yani yapısal bir problemi olmayan, küçük bir proje işi çok sayıda seçeneği, çok uygun fiyatlara bulmak mümkün olabilir. Fakat üstüne basa basa belirtmek isterim. Kasırga veya kazaya maruz kalmış çok uygun fiyata olup muhtemelen ciddi yapısal problemleri olan projelerden uzak durun.

Dikkat edecek olursanız bu kriterimizde iki önemli unsur var. Birincisi, sahiplerle direkt irtibata geçebilmek için biraz sosyal ve aktif olmanız, bahsettiğimiz yerlere girip çıkmanız, kendinizi tanıtmanız, niyetinizi belirtmeniz gerekiyor ve bu da amacınıza ulaşana yani teknenizi alana kadar süreklilik de gerektiriyor. İkincisi ve konumuzla alakalı en önemli unsur ise fiyat. Bu yöntemle siz henüz piyasaya satışa çıkmamış bir tekneyi alma imkanı elde ediyor, hatta belki de teknesini satmayı hiç düşünmeyen bir tekne sahibini satışa ikna ediyorsunuz. Kısaca, satışı siz yaratıyorsunuz ve rakibiniz yok.

Survey

Nereden olursa olsun, alacağınız yelkenli için tekneyi A’dan Z’ye, yapısından, armasından elektroniklerine kadar detaylı raporlayan bir survey şart. Teknenin karaya çekimini gerektiren ve nispeten maliyetli bir işlem olduğundan (ortalama USD 1,500) öyle her beğendiğiniz tekneye yapayım diyeceğiniz bir işlem değil. Dolayısıyla burada kendi araştırmanız ve yine kendinizin yapacağı ön kontroller çok önemli. Survey öncesi mutlaka:

  1. Beğendiğiniz teknenin tüm detaylarını, envanter listesini (tekneyle birlikte gelen tüm ekipman, yedek parça, aksesuar, vb…) ve kanuni durumunu (herhangi bir kredi bağı, finansal sorun veya icra durumu falan var mı?) inceleyin.
  2. İnternet bloglarında, tekne ve model ile ilgili genel sorunlar nelerdir, araştırın ve notlarınızı alın. Bu sorunlar beğendiğiniz teknede mevcut mu, öğrenin. Hatta bizzat kendiniz kontrol edin.
  3. Yukarıdaki iki madde için de bir ön kontrol listesi yapın ve survey öncesi o tekneyi bizzat siz liste üzerinden fiziksel olarak kontrol edin.

Tüm bunları yerine getirdikten sonra tatmin olduysanız resmi survey’i organize edin.

Teklif

“Bu tekne bütçemi aşar, nasıl olsa kabul etmezler” deyip vazgeçmek gibi bir hataya düşmeyin. Geçerli sebeplere dayalı olmak kaydıyla, istenenden çok daha düşük bir teklifle başlamakta tereddüt etmeyin. Sahibinden almanın öneminden bahsettik. Bu bağı doğru kullanın. Tekneyi ne amaçla aldığınızdan, bütçenizden, hayallerinizden, tutkularınızdan bahsetmekten kaçınmayın. Yelkenli sahipleri genelde tekneleriyle duygusal bir bağ kurarlar. Teknelerinin, bundan sonraki hayatlarında emin ellerde olacaklarına ikna olmalılar. Bu bağı kurarsanız, fiyatı onlar için ikinci plana atabilirsiniz.

Ayrıca teklifin iki aşamalı bir işlem olduğunu da söylemeliyiz. Survey öncesi bir fiyat üzerinde anlaşılır. Survey raporunda sizin için önemsiz ama biraz uzunca bir kusur listesi olabilir. Bunu kullanarak, yani (muhtemel) ekstra masrafları öne sürerek survey sonrası tekrardan bir pazarlık yapmak da yaygınca kullanılan bir yöntem.

Uygun fiyata yelkenli almak için biraz belki biraz daha fazla mesai harcamanız gerekebilir ama bu süreç de çok şey öğreneceğinizden emin olabilirsiniz.

İyi alışverişler dileriz.

Diğer tekne/fiyat analizleri için sayfamıza gidebilirsiniz.

İşleniyor…
Başarılı! Listeye girdiniz.
Share

Tedarik zinciri kariyerine ve deniz tutkusuna ek olarak profesyönel olarak spor eğitmeni ve danışmanı. Personal Trainer ( Specialised in hypertrophy, strength and vertical jump training.)

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: